Gıda fiyatlarındaki artış hızla devam ediyor ve bu durum, ailelerin mutfak bütçelerini derinden etkiliyor. Ankara merkezli Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’de hanehalkı refahını etkileyen gıda maliyetlerini analiz eden “İdeal Beslenme Endeksi”nin ilk sonuçlarını paylaştı. Sağlık Bakanlığı’nın referans menüleri üzerinden yapılan değerlendirmeler, mutfaktaki enflasyonun resmi rakamların çok üzerinde seyrettiğini gösteriyor.
Düşük gelirlilerin mutfak masrafları artarken, bu durumun etkilerinin eşit olmadığını belirten rapor, yoksul kesimin bu artıştan orantısız bir şekilde etkilendiğini vurguladı. En düşük gelir grubundaki haneler, bütçelerinin yüzde 30,4’ünü gıda ve alkolsüz içeceklere ayırırken, en yüksek gelir grubundaki haneler bu oranın sadece yüzde 12,8’sini gıda harcamalarına yönlendiriyor. Gıda fiyatlarındaki her kuruşluk artış, dar gelirli ailelerin sosyal yaşamını, eğitimini ve sağlık hizmetlerine erişimini olumsuz yönde etkiliyor.
Endeks, 2026 yılının Ocak-Mart ayları arasında üç farklı aile yapısının maliyet baskısını inceledi:
– Aile 1 (Bebekli ve emziren kadınlı 4 kişi): Üç aylık maliyet artışı yüzde 14,1. Ocak ayında günlük beslenme maliyeti 1.171 lira iken, bu rakam bir ay içinde 1.245 liraya yükseldi.
– Aile 2 (Okul çağında iki çocuklu 4 kişi): Bu grupta en büyük artış yaşandı! Üç aylık toplam maliyet artışı yüzde 20,2 olarak belirlendi.
– Aile 3 (Bebekli ve yaşlı bireyli geniş aile): Üç aylık maliyet artışı yüzde 18,1 olarak hesaplandı.
Rapora göre, Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) standartlarına uygun bir diyet uygulamak isteyen bir ailenin günlük mutfak harcaması artık dört haneli rakamlara ulaşmış durumda. Ocak ayında bebekli bir ailenin (Aile 1) günlük maliyeti 1.245 lira iken, Mart sonunda bu rakamın daha yüksek seviyelere çıktığı belirtiliyor. Özellikle ergenlik çağındaki çocukların bulunduğu hanelerde (Aile 2), Ocak-Mart döneminde yaşanan aylık artışlar (sırasıyla %10,4, %4,4 ve %4,3) bütçeleri büyük ölçüde zorlamış durumda.